Merak Ettikleriniz

Dünyada her yıl yaklaşık 2,2 milyar ton çöp atılıyor ve bunun büyük bölümü geri dönüşüme yollanmak yerine çevreye bırakılıyor. Giderek büyüyen bu soruna dur demek için çöpümüzü azaltmamız, azalttığımız çöpü de geri dönüştürmemiz gerekiyor. Neyin çöp olacağına aslında biz karar veriyoruz. Dolayısıyla çöpümüze sahip çıkmak demek çöpü azaltmak ve doğru kutuya atmak demek.

Satın alırken ambalajsız ya da ambalajı daha az olan ürünleri tercih etmek, doğada çözünen malzemelerden yapılmış olan alternatifleri tüketmek, plastik-kâğıt bardaklar, pipetler, plastik çatal bıçaklar gibi tek kullanımlık ürünlerden uzak durmak gibi alışkanlıklarla attığımız çöp miktarını azaltmak çok kolay. Önemli olan yeniden kullanılabilir ürünleri tercih ederek ilk adımı atmak.

Tükettiğimiz ve artık kullanılmaz hale gelen ürünlerin malzemeleri aslında yeniden kullanılabilir. Çöp dediğimiz bu malzemelerin yeniden üretim sürecine girmesini sağlayacak olan sürece geri dönüşüm denir. Düşünün: Boşalınca attığınız konserve kutusunun metalini çıkarmak için doğaya ne kadar zarar veriliyor? Oysa bu kutuyu dönüştürerek doğadan çıkarmamız gereken metal miktarını azaltmak elinizde.

Terk etmemiz gereken düşünce biçimi tam da bu! Herkes kendi sorumlu olduğu hayatında basit değişiklikler yapsa dünyadaki çöp miktarı büyük oranda azalır. Sorunun parçası olmak yerine çözümün parçası olmayı tercih etmenin, çözüme kendi hayatımızdan başlamanın sorumluluğu bize ait. Değişim bireylerden başlar.

Evet, şart! Ayrıştırarak geri dönüşüme yollamadığımız atıklar sonunda doğaya gidiyor. Çöpü karışık attığınızda hepsi beraber toplanarak belediyelere ait atık depolama alanlarına götürülerek tamamına yakını toprağa gömülüyor. Bu gömme işlemi düzenli depolama alanlarında yapılsa bile aslında geri dönüştürülebilir atıkları doğaya bırakmış oluyoruz.

Ülkemizde gerek evsel atıkların gerekse geri dönüştürülebilir atığın toplanması ilçe belediyelerinin yetki ve sorumluluğundadır.

İlçe belediyeleri tarafından ambalaj atıkları konteynerlerinden toplanan geri dönüştürülebilir atıklar ya belediyenin kendisine ait ya da hizmet aldığı taşeron firmalar tarafından işletilen Toplama Ayırma Tesisi (TAT)’nde materyal bazında (kağıt, plastik, metal gibi) birbirinden ayrılır ve ilgili geri dönüşüm tesisine gönderilir. 

Evsel atık konteynerlerine atılan diğer çöpler ise, yine ilçe belediyeleri tarafından toplanarak bertarafa yönlendirilir. Her iki toplama sistemi de ilçe belediyeleri tarafından ayrı biçimde yönetilir.

Atıkların kontrolsüz biçimde bir alana bırakılması, insan sağlığını tehdit etmekte, hastalıkların hızla yayılmasına, toprağın ve yer altı sularının kirlenmesine, rahatsız edici koku yayılmasına, haşere ve böcek sorunlarına, bu alanlarda metan gazının oluşmasına ve patlamalara neden olmaktadır. Söz konusu atıkların çevreye ve insan sağlığına etkisini azaltmak ve yönetimini sağlamak üzere uygulanan düzenli depolama ve yakma uygulamaları en yaygın bertaraf yöntemleridir.

İlçe belediyeleri tarafından toplanan evsel atıklar, şehir belediyesinin silolarına ulaştırılır ve bu ortak noktada biriktirilir. Silolar doldukça biriken bu evsel atık şehir belediyesince bertarafa yönlendirilir.

Düzenli depolama alanı evsel atığın gömülmesi için bir alanın tahsis edilmesi, bu alanın tabanının izolasyonunun sağlanması ve metan gazı patlamalarını önlemek üzere boru sistemlerinin kurulması yoluyla oluşturulur. Türkiye’de 2018 yılı Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre belediyelerce toplanan çöpün %67’si düzenli depolama alanlarında bertaraf edilmektedir. Yani maalesef bizlerin geri dönüşüme yönlendirilebileceği halde evsel atıklarla attığı tüm atıklar belediyenin düzenli depolama alanlarında toprağa karışmaktadır.

Bu atığın türüne göre değişiklik gösterse de kâğıt ve kartonlar için birkaç haftadan plastik ve cam için binlerce yıla kadar değişen bir zaman söz konusu. Evet, bugün attığınız bazı çöpler 3 binli yıllarda bile çevreyi zehirlemeye devam edecek!

Hayır. Bu ürünler geri dönüştürülemez. Dolayısıyla evde evsel atık ile birlikte, dışarıda ise çöp konteynerine atılmalıdır.

Yenisini çıkardığımız karton ambalaja eskisini koyup elektronik atık konteynerine atabiliriz. Size en yakın elektronik atık kutusunu bulunduğunuz ilçe belediyesini arayarak öğrenebilirsiniz.

Evet, plastik malzeme geri dönüştürülerek tekrar ambalaj üretiminde kullanılabilir. Ancak plastik malzemenin geri dönüşüm kabiliyeti birkaç kere ile sınırlıdır, yani aynı ürün birkaç kere geri dönüştürülerek kullanıldıktan sonra geri dönüşüm kabiliyetini kaybeder. Bu nedenle tek kullanımlık plastik kullanımından olabildiğince uzak durmakta yarar var.

Ambalajları geri dönüşüme atarken olabildiğince temiz olmalarını sağlamalıyız. İçi dolu ya da çok kirli olarak atılan ambalajlar hem kâğıtları ıslatarak geri dönüştürülmelerini önler, hem de geri dönüşüm tesislerindeki çalışmaları aksatır.

Sigara izmaritleri plastik liflerden üretilmektedir ve doğada 10 yıla kadar zehir saçmaya devam ederler. Üstelik izmaritler geri dönüşüme de gönderilemez. En doğru hareket hiç içmemek olsa da içenlerin de bunları mutlaka çöpe atmaları gerekiyor.

Evet var. Kabahatler Kanunu’nun 41. maddesine göre “evsel atık ve artıkları, bunların toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına atan kişiye” 2020 yılında 61 TL idari para cezası verilmesi öngörülüyor. Karayoluna araçlardan çöp atmanın cezası ise 134 TL.

Geri dönüşüm kutusu talep etmek için tek yapmanız gereken şey bağlı bulunduğunuz ilçe belediyesiyle temas etmek. İlçe belediyeleri sorumluluk alanlarında bu kutuları temin etmek ve atıkları toplamakla yetkili ve sorumludurlar.

Tek kullanımlık maskeler kişisel hijyen atık olup geri dönüşüme yollanmamalıdırlar. Tek kullanımlık maskeler doğru şekilde atılıp bertaraf edilmediklerinde enfeksiyon ve hastalık yayma riski oluştururlar.

  • Çocuk bezleri
  • Hijyenik pedler
  • Tek kullanımlık tıbbi ya da koruyucu maskeler
  • Tek kullanımlık koruyucu eldivenler
  • Yara bantları
  • Sargı bezleri
  • Beden temizliğinde kullanılan ıslak mendil ve benzeri ürünler
  • Tek kullanımlık kâğıt mendiller
  • Tuvalet kâğıtları